Time Spent- 24s
3 Visitors

yoruldum artık


babama karşı ne yaparsam yapayım yetersizmişim gibi hissediyorum. istersem dünyadaki en başarılı, en güzel, en yetenekli insanı olayım, eminim yine bir kalp uyduracaktır ve beni boğmaya devam edecektir.

bana yaptığı şiddettin, bende bıraktığı etkinin farkındayım ama ne yaparsam yapayım kendimi hep onun peşinde koşarken buluyorum. sürekli onun takdirini kazanmaya çalışıyorum. etrafımdaki biri herhangi bir konuda benden öne geçtiği zaman içim içimi yiyor. en yakın arkadaşım da olsa, yoldan geçen bir yabancı da olsa öyle bir kıskanıyorum ki babamın takdirini alabildikleri için. ben böyle olmak istemiyorum. sürekli onun gölgesinde dolanıp imkansızı kovalamak istemiyorum. çünkü öyle biri var ki kafasında her şeyi yüzde yüzlük yapsam bile karşıma geçip neden yüzde on değil der, ben bunu istemiyorum. o kadar strese girdiğim oluyor ki yemek bile yemiyorum. üstelik bu beni rahatsız etmiyor çünkü kafamda olan tek şey en iyisi olmak. kendimi kontrol edemiyorum. sanki beynimle düşüncelerim savaş halinde. tam kurtuldum derken yine aynı çukurda buluyorum kendimi. ben artık bu davranışlarına alıştım, en kötü kısmı annemin bile tepki veremiyor olması, ona bunları söyledim, tek yaptığı özür dilemek. ben onun özrünü istemiyorum, bi kere de babama karşı yanımda dursun, sadece bir seferlik. söylediğim yanlış bile olsa beni savunsun istiyorum. gerçekten bencillik mi bu? ben onu, ondan çok savunuyorum babama karşı. o da bunun farkında, ama hiçbir şey yapmıyor. aynı şartlar altında ben değil kardeşim olsaydı, işte o zaman herkesi karşısına alabilirdi. gerçekten babam haklıysa, asıl problem bensem? kendimden nasıl kaçıp kurtulabilirim öyleyse? hayatlarında olmasam sorun çözülür mü gerçekten?

biliyorum, kendimle çelişiyorum ama içten içe sorunun bende olmadığını da biliyorum. sadece bunu kabullenmek o kadar zor ki, o kadar karıştırıyor ki aklımı, neyi kendim için neyi onun için yapıyorum çözemiyorum. beynimin içinde bir tümör gibi, ancak ölünce kurtulabilirmişim gibi hissediyorum.

bunları birine anlatamamak da üzüyor beni. kimseyi kendi dertlerimle boğmak istemiyorum, eminim herkesin kendine göre uğraştığı bir şeyi vardır. öyle diyorum da işte, birine anlatmayı, kendi tarafımda birini görmeyi o kadar çok isterdim ki. her şeyle tek başıma savaşmak beni çok yoruyor. bunların üstüne bir de sınav stresi eklendi, üstelik çok düşünme huyumla birleşince sonsuz bi denizin dibine doğru batıyormuş gibi hissediyorum. yüzeye çıkamıyorum, tam çıktım derken bir şey oluyor, eskisinden daha derinde hissediyorum. herkes bir yük koyuyor üstüme, her şeye yetişmek zorundaymışım gibi hissediyorum. o kadar yorucu bir iş ki. devam etmek istemiyorum.